blog

WordPress Sitelerde Sayfalarda Etiket Nasıl Kullanılır?

WordPress tabanlı sitelerde yazılarda kullandığımız etiketler, sadece arşivleme – kolay ulaşım anlamında değil, SEO açısından da çok faydalıdır.

Google’ın uzun bir süredir meta keywords yani anahtar kelimelere önem vermediğini, meta kodlarındaki anahtar kelimeleri taramadığını biliyoruz. Ancak yine de sitemizin ana sayfasında özellikle bazı anahtar kelimeleri kullanmak istiyorsak, bunun çözümü de etiketleri anahtar kelime gibi kullanmak.

Tabi bu formül, statik bir ön sayfa kullanıyorsanız işe yarar. Öncelikle ana sayfamızın tasarımını yaparak, WordPress sol menüden Ayarlar -> Okuma sekmesinden sabit ön sayfa olarak belirliyoruz.

Sonra, Eklentiler -> Yeni Ekle diyerek Tag Pages eklentisini kuruyoruz.

Şimdi, Sayfalar menüsüne giderek ön sayfa (ana sayfa) belirlediğimiz sayfaya, etiket yoluyla anahtar kelimelerimizi giriyoruz.

SEO Uzmanı Kime Denir?

SEO Uzmanı nasıl olunur? SEO Uzmanı olmak için ne gerekir? SEO Uzmanlığı eğitimi?

Ülkemizde “uzman” kelimesi bol keseden kullanılan, artık içi boşaltılmış kavramlardan biri…

Sosyal Medya Uzmanı, SEO Uzmanı vb…

ABD’li Ekonomist – Yazar Malcolm Gladwell’in meşhur 10.000 saat kuralına göre, bir işte “uzman” olmak için o işi 10 bin saat yapmak gerekir.

Yani o işe haftada 20 saat ayırırsanız ve hiç aksatmadan, ara vermeden sürekli devam ederseniz, 10 yıl sonra “uzman” sıfatına hak kazanıyorsunuz.

Üstelik o işle ilgili alınması gereken eğitimleri, katılınması gereken kursları, sahip olunması gereken diplomaları, sertifikaları vs. saymıyoruz bile…

Şu halde, özellikle freelancer sitelerinde kendilerine “SEO uzmanı” diyen 18-20 yaşlarındaki genç arkadaşlarımızın SEO’ya kaç yaşında başladıklarını, daha okuma yazma bilmeden SEO yapıp yapmadıklarını merak ediyoruz.

SEO Uzmanı olmak için ne gerekir?

Elbette yukarıda değindiğimiz kurala göre, tecrübe ve deneyim. 

Uzun yıllarını bu işe vermek, sürecin her aşamasını, öncesini, eski zamanlarını da bilmek gerekir.

Çünkü SEO deneyim ve öngörü işidir. 

Arama motorlarının algoritmaları kapalı kutudur. Bir sitede sorunun ne olduğunu ya da bir sitenin ihtiyacının ne olduğunu çözmek için mutlaka tecrübe şarttır. Ki SEO’cu, önceden SEO çalışması yaptığı sitelerle, yaşadığı ve çözdüğü sorunlarla edindiği deneyim ışığında ne yapılması gerektiğini bilebilir.

Ayrıca mutlaka SEO alanında yazılmış kitapları okumalı, güncel yabancı blogları, forumları takip edebilmeli. Bunun için de yabancı dil, elbette İngilizceyi çok iyi derecede bilmesi gerekir.

Yine SEO konusundaki eğitimlere, kurslara, sertifika programlarına ve düzenlenen çeşitli SEO seminerleri, konferanslarına katılarak bilgi paylaşımına sürekli açık olmalı.

SEO’da Sonuç Kaç Ayda Alınır? SEO Çalışmasının Süresi?

SEO çalışmasında başarı süresi kaç aydır? SEO çalışması kaç ay sürer?

SEO çalışmasında etkinin görülmesi için kaç ay devam etmek gerekir?

SEO çalışmasına başlamadan önce en çok merak edilen konu, çalışmanın kaç ay süreceği ve ne zaman bir yerlere gelinebileceğidir.

Öncelikle şunu bilmek gerekir : SEO sabır gerektiren bir süreçtir.

Bu sabrın ölçüsü, çalışılan sitenin durumuna (eskiliğine, filtre durumuna, çalışmaya başlanmadan önce Google’daki sırasına vb.) ve çalışılan kelimelerin durumuna (rekabet oranı, arama yoğunluğu vb.) değişebilir.

Biz, müşterilerimize 2-3 ay içerisinde gözle görülür bir etki görebileceklerini söylüyoruz. Bunun anlamı, eğer site yeni ise güzel bir sıralama ile indexlenmesi, eski ise mevcut sıralamasından bir kaç sayfa yukarı tırmanmasıdır.

Ancak sonuç için en az 6 ay geçmesi gerekir.

Bilinmelidir ki, 6 ay bile SEO için kısa bir zamandır. Yani 6 ayda sonuç alınmaz, sadece elde edilen etki sağlamlaşır, kemikleşir. Site yükseliş trendine geçer, dalgalanma sona erer.

Kesin netice alınabilmesi için, SEO çalışmasının 1 ya da 1,5 sene devam etmesi gerekir. Ki bu süre sonunda site sıralamasında oturur, kemikleşir ve ters bir dış müdahale olmazsa bir daha aşağıya düşmez.

Bu konu hakkında daha önce de SEO’da roket etkisi olmayacağını, hiç bir SEO çalışmasının sitenizi birdenbire zıplatmayacağını yazmıştık.

SEO’da 1. Sıra Garantisi Olur mu?

SEO çalışması yapanlara sıklıkla gelen talep şudur : “Beni kesin 1. sıraya getir.”

Ya da işe başlamadan önce sorarlar : “1. Sıra garantisi veriyor musunuz?”

Biz, bu taleple gelen müşterilerimize kesin bir dille “hayır” diyoruz. Ve nedenini de açıklıyoruz : “Google bizim babamızın şirketi değil. Google adına size garanti veremeyiz.” 

Sıra garantisi veren SEO’cu ne kadar “uzman” olursa olsun yalan söylüyordur. Google’ın algoritmasını, çalışma mantığını tam olarak hiç birimiz bilmiyoruz. Dünyanın neresinde, kim tarafından yapılırsa yapılsın, bütün SEO çalışmaları tahmine, öngörüye ve tecrübeye dayanır. Yani SEO’cu, daha önceki deneyimlerinden Google’ın neleri sevip, neleri sevmediğini bilir ve ona göre davranır. Google da kendi kapalı algoritması içinde, yüzlerce faktöre dayanarak bu siteleri bir sıraya sokar. Bu algoritma o kadar oynak ve değişkendir ki, gün içinde bile değişebilir. Hatta şehirden şehire bile değişebilir. Hatta, büyük şehirlerde ilçeler arasında bile farklı sonuç çıkar. (Bkz. lokal SEO)

Sabah bir site 8. sıradayken, öğleden sonra 3. sıraya yükselir, gece 5’e düşebilir. Bu, o kelimenin arama hacmiyle, o sitenin ziyaretçi yoğunluğuyla ve elbette rakiplerin de durumuyla ilgilidir…

Kısacası, bir sitenin sıralaması Google için bile sabit değildir.

Hal böyleyken, kim Google adına söz verebilir, garanti verebilir hatta Google adına sözleşme imzalayabilir?

Evet, çalıştığınız SEO’cu sözleşme bile imzalasa “sıra garantisi” konusunda yalan söylüyordur. (Üstelik kendisinin dışındaki bir firma adına taahhüt vermek suçtur.)

Biz SEOcu.kim olarak 1. sayfa garantisi veriyoruz. Bunun da hangi koşullarda, minimum ne kadar sürede olabileceğini söylüyoruz. Ancak kesinlikle sıra garantisi vererek, müşterilerimizi yanıltmıyoruz, umutlandırmıyoruz.

Siz de siz olun “1 ayda 1. sıra garanti, sitenizi uçururum, roketlerim, zıplatırım.” şeklindeki vaatlere kanmayın.

İç SEO & Dış SEO Ayrımı ve Farkı

İç SEO ve Dış SEO birbirinden ayrı yapılan şeyler midir?

İç SEO yapılmadan dış SEO yapılabilir mi?

Dış SEO yapılmadan sadece iç SEO ile bir yere gelinebilir mi?

İç SEO, site üzerinde yapılan SEO ayarları ve iyileştirmeleridir. Site içinde yapılan her türlü şey aslında iç SEO demektir. Düzgün, özgün ve kaliteli içerik girmek de iç SEO’dur, fotoğraf ve görsellere “alt” etiketleri koymak da, site içi linklemeler de, içeriklere girilen etiketler de… Kısacası sitede SEO kurallarına uygun yapılan, düzenlenen her şey iç SEO’dur.

Dış SEO ise siteye dışarıdan verilen linkler ve site dışından yapılan her türlü SEO çalışmasıdır.

İç SEO yapılmadan, yani sitenin kendisi SEO kurallarına uygun halde olmadan, o siteden yükseliş ya da sıralama beklememek lazımdır.

Dış SEO, yani dışarıdan alınan linkler, tanıtım yazıları vs. ancak iç SEO’yu tamamlayan, destekleyen şeylerdir.

Dış SEO yapılmadan, tek bir link bile satın almadan da bir site, kaliteli içerikle ve düzgün bir optimizasyonla, yani sadece iç SEO yaparak ilk sayfaya gelebilir.

Ancak iç SEO yapılmadan, hatalı etiketlere, yetersiz ya da spam içeriğe, kötü tasarıma vs. sahip bir site, isterse binlerce backlinki olsun, ancak tesadüfen bir yere gelir. O geldiği yerde ise devamlı kalamaz.

Kısacası başarılı ve sonuç getiren bir SEO çalışmasının %70’i iç SEO, %30’u dış SEO’dur.

 

Ne Sıklıkla Makale / İçerik Girmeliyim?

Web sitesini güncelleme sıklığı ne olmalı?

Kaç günde bir makale girmelisiniz?

Sık ve düzenli makale / içerik girmenin SEO’ya etkisi var mı?

Web sitenize ne sıklıkla makale / içerik girmelisiniz?

Cevap veriyoruz : Hiç.

Eğer web siteniz bir hizmeti, bir şirketi, bir markayı vs. tanıtıyorsa, düzenli olarak makale girmenize gerek yoktur. 

Haber sitesi değilseniz, bir alanda güncel gelişmeleri duyuran, yorumlayan (örneğin moda blogu, teknoloji blogu, oyun blogu vs.) bir siteniz yoksa, kişisel bir blog (örneğin okuduğunuz kitaplar, gezdiğiniz yerler, çektiğiniz fotoğraflar vs.) tutmuyorsanız, Google sizden düzenli olarak içerik girmenizi beklemez.

Örnek vermek gerekirse, direksiyon dersi veren bir sürücü kursuysanız, her gün içerik, makale girmek zorunda değilsiniz. Zaten bu sektörde her gün yeni bir şey paylaşamayacağınız için, ya sürekli kendini tekrar eden, aynı anahtar kelimeyi defalarca tekrarlayan makaleler paylaşacaksınız ve bunlar bir süre sonra SPAM haline gelecek.

Eğer sabit, düzenli bir hizmetiniz varsa, siteyi kurduğunuzda en başta tüm içeriğinizi girin. Hizmetleriniz, yaptığınız işler, sıkça sorulan sorular vs. Bırakın Google sitenizi indexlesin.

Eğer sabit bir hizmet veriyorsanız ancak sektörünüzde gelişmeler yaşanıyor ve bunu hem siz takip ediyor, hem de ziyaretçilerinize duyurmak istiyorsanız, iki yöntem var :

  1. Blog oluşturun. İsterseniz sitenizin altında bir blog kategorisi oluşturun. İsterseniz ücretsiz blog hizmeti veren yerlerden bir blog açarak, burada paylaşın. Yazılarınızın sonunda da, kendi sitenize (ana sayfanıza/iç sayfalara) link verin.
  2. Bu yazıları sosyal medya hesaplarınızdan (örneğin Facebook sayfanızdan) içerik olarak paylaşın ve sonunda sitenize link verin.

Kod ve Tema Hatalarının SEO’ya Etkisi

WordPress tema hatalarının ve uyumsuzlukların SEO’ya etkisi var mı?

PHP ve HTML hatalarının SEO’ya etkisi.

Veritabanı hatalarının SEO açısından önemi ne?

Başta WordPress gibi içerik yönetim sistemleri olmak üzere, internet sitelerindeki kod hataları, uyumsuzluklar, çakışmalar vb. görünüm ve kullanım açısından can sıkabiliyor.

Aynı şekilde özel yazılmış PHP ya da HTML sitelerde de ortaya çıkan hatalar kullanıcı deneyimini olumsuz biçimde etkiliyor.

Peki bu hataların aynı zamanda SEO’yu olumsuz biçimde etkilediğini de biliyor muydunuz?

Nedeni aslında çok basit : Google kullanıcı deneyimini çok önemsiyor. Yani bir kullanıcının siteye girdiğinde, kolay dolaşılabilirlik, tarayıcı uyumu, hız, görsel içerik vb. gibi bir çok konuda siteden memnun kalmasını istiyor. Kullanıcı siteye girdiğinde eğer bir çok hata mesajıyla karşılaşıyorsa, hele ki bu hatalar sitenin işlevlerini kullanmasını engelliyorsa, Google da doğal olarak bu siteyi cezalandırıyor ve sıralamada aşağıda gösteriyor.

Örnek vaka : Bu müşterimizin WordPress sitesinde hem veritabanı yapısından kaynaklanan, hem de temasından kaynaklanan hatalar vardı. Öncelikle veritabanını ele alarak, ek yükleri ve dil farklılıklarını ortadan kaldırdık. (Unknown collation: ‘utf8_unicode_520_ci’ ve Unknown collation: ‘utf8_unicode_ci’ hataları) Ayrıca WP Optimize isimli eklentiyle, veritabanına bakım yaptık ve temizledik. Daha sonra ise responsive, hem her tarayıcı ile, hem de mobil ile %100 uyumlu bir tema kurarak siteyi yeniden dizayn ettik. Ve son olarak da sorun yaratması muhtemel eklentileri kaldırdık ya da alternatiflerini kurduk.

Sonuç :

Robots.txt Dosyası Nedeniyle Oluşan Hatalar ve Çözümü

Robots.txt dosyası SEO açısından ne kadar önemli? Robots.txt hataları ve çözüm yolları.

“Bu sitenin robots.txt dosyası nedeniyle söz konusu sonuca ilişkin açıklama mevcut değil” hatası neden kaynaklanır, nasıl çözülür?

Öncelikle Robots.txt dosyası ne işe yarar? Buna bakalım : Sunucuda sanal olarak oluşturulan bu dosya, arama motorlarının botlarının sitedeki davranış kurallarını belirler. Örneğin bu dosyadaki komutlar ile arama motorlarının sitenizi hiç indexlememesini sağlayabilir ya da bazı klasörlerinizi indexlemelerini engelleyebilirsiniz. Tam bu noktada sık düşülen iki hataya değinmek istiyorum :

Birincisi; robots.txt ile sadece arama motoru botları (spider / örümcekler) engellenir. Kullanıcılar, eğer isimlerini (yollarını) biliyorlarsa bu dizinlere ulaşabilirler. Örneğin sunucunuzda /resimler diye bir klasör var ve buradaki resimleri sitenizde yayınlamıyorsunuz. Herkesin de ulaşmasını istemiyorsunuz. Robots.txt dosyasında /resimler klasörünü yasaklarsanız, bu klasör arama sonuçlarında listelenmez. Ancak, herhangi birisi tarayıcısının adres kısmına siteniz.com/resimler yazıp bu klasöre ulaşabilir. Eğer gezinmeyi de engellemek istiyorsanız .htaccess dosyanızda da benzer bir kural oluşturmanız gerek.

İkincisi; hazır içerik yönetim sistemleri (WordPress, Joomla vb.) kullanıyorsanız, admin klasörleri ya da admin panel sayfaları gibi sayfalar için kural oluşturmanıza gerek yok. Bunu duymak hoşunuza gitmeyecek ama Google botları sizden daha akıllı ve siz söylemeden de bunu kendileri anlıyor. Ben şu ana kadar admin dizini Google’da indexlenmiş bir WordPress site görmedim 🙂

Şimdi gelelim zaman zaman karşılaşılan bir hata mesajı ve çözüm yoluna :

Eğer Google’da site:siteniz.com şeklinde ya da sitenizin başlığı (title) ile arama yaptığınızda description (açıklama) alanında “Bu sitenin robots.txt dosyası nedeniyle söz konusu sonuca ilişkin açıklama mevcut değil” şeklinde bir mesaj görüyorsanız, bir şeyler ters gidiyor demektir.

%99 ihtimalle robots.txt dosyanızı yanlış yapılandırmış ve robotları sitenizden yasaklamışsınızdır. Bir diğer ihtimal ise sitenize Google Search Console üzerinden URL kaldırma işlemi gerçekleşmiştir. Bu işlem iptal edilse bile Google önbelleğinin temizlenmesi için bazen dışarıdan müdahale etmek gerekebiliyor.

Birlikte çözelim :

Öncelikle sunucu panelinizden ya da ftp ile ana dizininize bağlanarak, robots.txt dosyanızı açın. Dosyanın içindeki her şeyi silin ve sadece şunları yapıştırarak kaydedin.

User-agent: *
Disallow:

Bu dosyayı sunucunuzun ana dizinine, yani index dosyanızın olduğu dizine yükleyin.

Google Search Console (Google Webmaster Tools) hesabınıza giriş yapın. Soldaki menüde Tarama > Robots.txt Test Aracı nı bulun ve tıklayın. Çıkan pencerede, ortadaki büyük alanda eski (yani az önce siz değiştirmeden önceki) robots.txt içeriği gözüküyor olabilir. Hiçbir şey yapmadan sağ alttaki Gönder tuşuna tıklayın. Çıkan popup ekranda yine hiçbir şey yapmadan 3 nolu Gönder butonuna tıklayın.

Bir dakika bekleyin ve sayfayı yenileyin. Ortada kodların yer aldığı büyük pencere alanında, artık yeni robots.txt içeriğiniz gözüküyor olacak. Test Et butonuna tıklayın, User-agent: * satırı yeşil olacak. Tamamdır. Şimdi yine sol menüden Site Haritaları na tıklayın ve mevcut tanımlı site haritanızı silip, üstteki buton yoluyla yeniden ekleyin.

Bu kadar. 

Şimdi tarayıcı önbelleğinizi temizleyerek tekrar Google araması yapabilirsiniz. Bazen hata Google sonuç ekranında anında çözülürken, bazen değişikliğin gerçekleşmesi 24 saati bulabiliyor. Telaş etmeyin. Düzelecektir.

Küçük Bütçelerle Büyük SEO

SEO çalışmasını yapmaktan mutluluk duyduğumuz Kaya Çilingiroğlu’nun girişimi kayathethird.com, ilk ayında Lidyana, Saat ve Saat gibi büyük markaları geride bırakıp, Gittigidiyor, n11.com gibi devlerle aynı potaya girdi. Gururluyuz.

Lokal SEO nedir, nasıl yapılır?

Lokal SEO / Yerel SEO yöntemleri. Bölgesel SEO nun normal SEO çalışmasından farkı. İl ve ilçe bazlı SEO nasıl yapılır?

Mobil cihazların kullanımının artması ile birlikte hem internet sitelerinin ziyaretçi sayılarında, hem de Google aramalarında mobil oranlar oldukça arttı hatta bazı sektörlerde mobil, masaüstünü çoktan geri bıraktı.

Mobilden yapılan Google aramalarında herkesin bildiği bir durum var, aramanın yapıldığı konuma göre Google farklı sonuçlar gösteriyor. Örneğin hangi ilden arama yaparsanız, o ille ilgili ya da yakın sonuçlar gösteriliyor. Hatta İstanbul gibi büyük şehirlerde, ilçeler hatta semtler arasında bile sonuçlar değişebiliyor.

Google genel sıralamanız düşük bile olsa, lokal SEO (bölgesel SEO / yerel SEO) yöntemleriyle kendi bölgenizde, size yakın olan kullanıcıların aramalarında üstlerde çıkabilirsiniz.

Bunun için;

  • Eğer bir işletmeniz, ofisiniz, dükkanınız vb. varsa mutlaka Google Bussiness kaydı yapın. Adres ve diğer tüm bilgileri (çalışma saatleri, çalışma günleri vb.) eksiksiz ve doğru girin. Bu kayıttan sonra Google size postayla, yani klasik zarf içinde şifre gönderecek. Bu, adresinizin doğruluğunu teyit etmek için. O yüzden sakın uydurma bir adres vermeyin.
  • Sitenizdeki lokal anahtar kelime ve etiketler kullanın. Örneğin perde işi yapıyorsanız, “Zeytinburnu perde fiyatları”, “Bakırköy perdeci dükkanı”, “İncirli’deki perdeciler” gibi etiket ve anahtar kelimeler kullanın.
  • Bölgesel yazılmış makaleler kullanın. Örneğin “Merter’in en iyi 10 perdecisi”
  • İletişim sayfanızda ve ana sayfadaki iletişim bölümlerinde mutlaka adresinizi doğru ve açık biçimde yazın.
  • Sitenize mutlaka yerinizi doğru biçimde pinlemiş bir Google haritası koyun. Bunu iframe şeklinde yerleştirin ki, telefon ve tabletten girenler tıklayarak Google Map uygulamasına geçebilsin ve navigasyon özelliğinden yararlanabilsin.